Blog

  • HTML-CSS ve JS mi, yoksa Next.js mi? #Blog

    Web geliştirme dünyasında bir proje yapmaya karar verdiğimizde en temel sorulardan biri şudur: Sıfırdan HTML, CSS ve JavaScript ile mi başlamalıyım, yoksa modern bir framework olan Next.js gibi bir çözüm mü kullanmalıyım?
    Bu soruya cevap verebilmek için önce iki yaklaşımı ayrı ayrı anlamamız gerekiyor.

    HTML, CSS ve JavaScript ile Başlamak

    HTML, CSS ve JavaScript web’in temel yapı taşlarıdır.

    • HTML: Sayfanın iskeletini oluşturur.
    • CSS: Görsel tasarım ve stil kazandırır.
    • JavaScript: Dinamik özellikler ve etkileşim ekler.

    Bu üçlüyle çalışmak, özellikle yeni başlayanlar için web geliştirmeyi anlamanın en saf yoludur. Bir web sayfasının nasıl çalıştığını, tarayıcıların bu kodları nasıl yorumladığını öğrenmek açısından oldukça faydalıdır. Ayrıca, küçük projelerde veya basit kişisel sitelerde bu yöntem fazlasıyla yeterlidir.

    Ancak büyüyen projelerde bu yaklaşımın sınırları ortaya çıkar. Kod tekrarları artar, yönetilebilirlik azalır ve performans optimizasyonlarını manuel yapmak gerekir. Örneğin SEO dostu sayfalar veya server-side rendering gibi gelişmiş ihtiyaçları saf HTML-CSS-JS ile sağlamak zordur.

    Next.js ile Geliştirme

    Next.js, React tabanlı bir framework’tür. React’in sunduğu bileşen odaklı yaklaşımı alır ve üzerine güçlü özellikler ekler.
    Next.js’in öne çıkan avantajları şunlardır:

    • Server-Side Rendering (SSR) ve Static Site Generation (SSG): SEO için kritik olan hızlı ve önceden oluşturulmuş sayfalar üretir.
    • Routing Sistemi: Dosya tabanlı yönlendirme ile sayfa geçişleri çok kolaydır.
    • API Routes: Basit backend fonksiyonlarını aynı proje içinde yazabilirsiniz.
    • Performans Optimizasyonları: Görsel optimizasyon, otomatik code-splitting gibi gelişmiş özellikler hazır gelir.

    Kısacası Next.js, modern web projeleri için hız, performans ve kolaylık sağlar. Özellikle e-ticaret siteleri, blog sistemleri veya SaaS projeleri gibi profesyonel ölçekli işlerde tercih sebebidir.

    Hangisini Seçmeli?

    Aslında cevap, yapmak istediğiniz projeye göre değişir.

    • Eğer yeni başlıyorsanız, HTML, CSS ve JavaScript öğrenmek zorunludur. Çünkü temel taşları bilmeden framework kullanmak uzun vadede sizi yavaşlatır.
    • Küçük projeler veya statik sayfalar için saf HTML-CSS-JS yeterli olacaktır.
    • Orta ve büyük projelerde, kullanıcı deneyimi ve performans önemliyse Next.js çok daha mantıklı bir tercihtir.

    Bir bakıma HTML-CSS-JS size temeli, Next.js ise güçlü bir yapı iskelesini sunar. İkisini karşılaştırmak yerine, birbirini tamamlayan teknolojiler olarak görmek daha doğru olur. Önce temelleri öğrenmek, ardından Next.js gibi modern araçlarla projeleri büyütmek en verimli yaklaşımdır.

  • Bir sunucuya nasıl wordpress kurulur #

    Giriş

    WordPress, dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan içerik yönetim sistemlerinden biridir. Açık kaynak kodlu bir platform olarak, kullanıcılara web siteleri oluşturma konusunda büyük bir esneklik sunar. Hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler, kolay kullanımı ve çeşitli eklentileri sayesinde, web sitelerini hızla oluşturabilir ve yönetebilir. Bu özellikler, WordPress’i yalnızca blog yazarlığı için değil, aynı zamanda e-ticaret, portföy sunumu ve kurumsal web siteleri için de ideal bir araç haline getirir.

    Web sitesi oluşturmanın önemi günümüzde giderek artmaktadır. İnternetin yaygınlaşması ile daha fazla insan, bilgiye ulaşmak ve çeşitli hizmetlere erişmek için çevrimiçi platformları tercih etmektedir. Bu nedenle, bir web sitesine sahip olmak, bireyler için kişisel marka oluşturma açısından büyük bir fırsat sunarken, işletmeler için daha geniş bir kitleye ulaşmanın ve ürünlerini tanıtmanın etkili bir yolunu sağlar.

    Bu blog yazısının amacı, okuyuculara bir sunucuya WordPress kurmanın ve bunu düzenlemenin aşamalarını detaylı bir şekilde açıklamaktır. Yazı, WordPress’in kurulumu, yapılandırması ve özelleştirilmesi hakkında bilgi sağlarken, ayrıca kullanıcıların ihtiyaçlarına göre kişiselleştirme adımlarını da ele alacaktır. Kullanıcılar, bu rehber aracılığıyla WordPress ile etkili bir web sitesi oluşturma sürecini daha iyi anlayacaklar ve kendi projelerinde uygulamak için gerekli olan bilgilerle donanmış olacaklardır.

    Gerekli Ön Hazırlıklar

    Bir WordPress web sitesi kurmak için öncelikle uygun bir sunucu ve alan adına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu süreç, web sitenizin performansını ve erişilebilirliğini doğrudan etkiler, bu nedenle doğru seçim yapmanın önemi büyüktür.

    İlk adım, web siteniz için uygun bir sunucu seçmektir. Sunucu, web sitenizin dosyalarının depolandığı ve internet üzerinden kullanıcılara sunulduğu bir ortamdır. Genellikle paylaşımlı, sanal özel sunucu (VPS), ve özel sunucu gibi seçenekler bulunmaktadır. Paylaşımlı sunucular, genellikle maliyet etkin olup, başlangıç düzeyindeki kullanıcılar için idealdir. Ancak, yüksek trafik alacak siteler için VPS veya özel sunucular daha iyi bir performans sunabilir.

    Bir diğer önemli unsursa alan adı kaydıdır. Alan adınız, ziyaretçilerin web sitenize erişim sağlarken kullanacağı adresi temsil eder. Alan adı seçiminin, sitenizin hedef kitlesine ve içeriğine uygun olması gerekmektedir. Kısa, akılda kalıcı ve SEO dostu bir alan adı tercih edilmesi, web sitenizin bulunabilirliği açısından avantaj sağlar.

    Son olarak, bir hosting hizmeti seçimi yapmalısınız. Hosting, web sitenizin internete bağlı olduğu hizmettir. Farklı hosting sağlayıcıları, çeşitli paket seçenekleri sunar ve bu paketler genellikle depolama alanı, bant genişliği, hizmet kalitesi ve destekle ilgili farklı özelliklere sahip olabilir. Özellikle teknik destek, güvenlik, yedekleme ve güncelleme hizmetleri gibi unsurlar, doğru hosting seçimini etkileyen önemli faktörlerdir.

    Sunucuda Gerekli Yazılımların Yüklenmesi

    WordPress kurulumuna başlamadan önce, belirli yazılımların sunucunuza yüklenmesi gereklidir. Bu yazılımlar arasında en önemlileri PHP, MySQL ve Apache’dir. Bu üç yazılım birlikte çalışarak WordPress uygulamasının sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlar. Kurulum işlemine geçmeden önce, sunucunuzun bu bileşenleri desteklediğinden emin olmalısınız.

    Öncelikle, eğer bir VPS (Virtual Private Server) veya özel bir sunucu kullanıyorsanız, komut satırı erişimine ihtiyacınız olacak. Linux tabanlı bir sistem üzerinde çalıştığınızda, genellikle terminal veya SSH (Secure Shell) ile sunucunuza bağlanabilirsiniz. Apache web sunucusunu yüklemek için aşağıdaki komutları kullanabilirsiniz:

    sudo apt updatesudo apt install apache2

    Yukarıdaki komut, Apache’yi yükler ve otomatik olarak başlatır. Apache’nin düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için tarayıcınıza sunucunuzun IP adresini yazabilirsiniz. Eğer her şey doğruysa, bir ‘It works!’ sayfası göreceksiniz.

    Sonrasında, MySQL veritabanı yönetim sistemini kurmanız gerekecek. MySQL’i yüklemek için şu komutları kullanabilirsiniz:

    sudo apt install mysql-server

    Kurulum tamamlandıktan sonra, MySQL’in güvenliğini sağlamak için aşağıdaki komutu çalıştırmalısınız:

    sudo mysql_secure_installation

    Bu süreç, kullanıcı adı, şifre ve diğer güvenlik ayarlarını yapılandırmanıza olanak tanır.

    PHP’nin yüklenmesi de önemlidir, çünkü WordPress bu dili kullanarak çalışır. PHP ve gerekli uzantıları yüklemek için şu komutları kullanabilirsiniz:

    sudo apt install php libapache2-mod-php php-mysql

    Bunlar, sunucunuzda WordPress’i çalıştırmak için gerekli temel yazılımlardır. Kurulumlar tamamlandıktan sonra, tüm bileşenlerin güncel ve doğru bir şekilde çalıştığından emin olmak için yeniden başlatmalısınız. Bu aşamada, WordPress için gerekli ortam hazırlıklarını tamamlamış olacaksınız.

    WordPress’ in İndirilmesi ve Kurulumu

    WordPress, dünya çapında en popüler içerik yönetim sistemlerinden biridir. İlk adım olarak, resmi WordPress web sitesine (wordpress.org) giderek en son sürümünü indirmek gerekiyor. Ana sayfada, “Get WordPress” butonuna tıklayarak indirme işlemini başlatabilirsiniz. Bu işlem, bir ZIP dosyası olarak WordPress’i bilgisayarınıza kaydedecektir.

    ZIP dosyası indirildikten sonra, bu dosyayı açmanız gerekir. Windows ve Mac sistemlerde farklı yöntemlerle ZIP dosyalarını açabilirsiniz. Örneğin, Windows kullanıcıları dosyaya sağ tıklayarak “Tümünü çıkar” seçeneğini seçerken, Mac kullanıcıları dosyayı çift tıkladıklarında otomatik olarak açılacaktır. WordPress dosyaları açıldıktan sonra, dosyaların bulunduğu klasörü göreceksiniz.

    Bir sonraki adım, açılan WordPress klasöründeki tüm dosyaları ve alt klasörleri sunucunuza yüklemektir. Bunun için bir FTP istemcisi kullanabilirsiniz, popüler seçeneklerden biri FileZilla’dır. FTP istemcisini başlattıktan sonra, sunucu bilgilerinizle bağlantı kurun. Bağlandıktan sonra, WordPress dosya ve klasörlerinizi seçin ve bu dosyaları sunucunun ana dizinine yükleyin. Bu işlem biraz zaman alabilir, yükleme tamamlandığında, WordPress’in kurulumunu başlatmak için tarayıcınıza sunucu adresinizi yazmanız yeterlidir.

    Tarayıcıda sunucu adresinizi girdikten sonra, WordPress’in kurulum sihirbazı açılacaktır. Bu aşamada, veritabanı bilgilerinizi girmeniz gerekecektir. Eğer veritabanını daha önce oluşturduysanız, gerekli bilgileri doğru bir şekilde girdiğinizden emin olun. Kurulum tamamlandıktan sonra, kolayca giriş yaparak sitenizi istediğiniz gibi özelleştirebilirsiniz.

    Veritabanı Oluşturma

    WordPress, kullanıcıların içeriklerini ve ayarlarını saklamak için veritabanına ihtiyaç duyar. En yaygın kullanılan veritabanı sistemi MySQL’dir. Bu bölümde, MySQL kullanarak bir veritabanının nasıl oluşturulabileceği, gerekli kullanıcıların ve izinlerin nasıl ayarlanacağı açıklanacaktır.

    Öncelikle, sunucunuza MySQL veritabanını kurmanız gerekmektedir. Bu genellikle hosting sağlayıcıları tarafından sağlanır ve genellikle CPanel veya benzeri bir kontrol paneli üzerinden yapılabilir. CPanel üzerinden ‘Veritabanları’ sekmesine giderek yeni bir veritabanı oluşturabilirsiniz. Burada veritabanı ismini girmeniz istenir; bu, örneğin ‘wordpress_db’ gibi bir isim olabilir.

    Veritabanı oluşturulduktan sonra, uygulamanızın veritabanına erişebilmesi için bir kullanıcı oluşturmanız gerekmektedir. Bu işlem için yine CPanel’de ‘Veritabanı Kullanıcıları’ sekmesine gitmelisiniz. Burada yeni bir kullanıcı adı ve güçlü bir şifre belirleyin. Kullanıcı oluşturma işleminde dikkat etmeniz gereken bir diğer husus, bu kullanıcının oluşturduğunuz veritabanına gerekli izinleri vermektir. Aynı bölümde, oluşturduğunuz veritabanı ile yeni kullanıcı arasında bir ilişki kurarak gerekli izinleri (SELECT, INSERT, UPDATE, DELETE gibi) vermelisiniz.

    Bu adımların tamamlanmasının ardından, veritabanı ve kullanıcı ayarlarınız hazırdır. WordPress’in kurulum sihirbazı, kurulum sırasında bu bilgileri kullanarak veritabanına başarılı bir şekilde bağlanmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla, veritabanı oluşturma ve gerekli izinlerin ayarlanması, WordPress’in çalışması için kritik öneme sahiptir.

    WordPress Yapılandırma Dosyasının Düzenlenmesi

    WordPress kurulumunun en önemli adımlarından biri, yüklenen dosyalar içerisinde yer alan wp-config.php dosyasının düzenlenmesidir. Bu dosya, WordPress’in çalışabilmesi için gerekli olan veritabanı bağlantı bilgilerini ve güvenlik anahtarlarını içerir. Özellikle renkli ve fonksiyonel bir web sitesi oluşturmak isteyen kullanıcılar için, bu yapılandırma dosyasının doğru bir şekilde düzenlenmesi kritik bir rol oynamaktadır.

    Öncelikle, wp-config.php dosyasını düzenlemek için bir metin editörü ile açmalısınız. Bu dosya, WordPress’in kök dizininde yer almaktadır. Açtıktan sonra, veritabanı ayarlarını yapılandırmanız gerekecek. İlk olarak DB_NAME kısmına veritabanı adınızı, DB_USER kısmına veritabanı kullanıcı adınızı, DB_PASSWORD kısmına ise şifreyi girmeniz gerekir. Bu bilgilerin doğru ve hatasız bir şekilde girilmesi, veritabanı bağlantısının sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için şarttır.

    Ayrıca, güvenlik anahtarları bölümünü de doldurmanız gerekmektedir. Bu alanda yer alan AUTH_KEYSECURE_AUTH_KEYLOGGED_IN_KEY ve NONCE_KEY gibi anahtarların oluşturulması için WordPress Güvenlik Anahtarları Oluşturma Aracı kullanılabilir. Oluşturduğunuz bu anahtarları ilgili alanlara yapıştırarak, sitenizin güvenliğini artırabilirsiniz.

    Son olarak, dosyayı kaydedip kapattığınızda, wp-config.php dosyası üzerinden WordPress kurulumunuzu tamamlayabilir ve web sitenizi hayata geçirebilirsiniz. Unutmayın, bu yapılandırma dosyası WordPress’in veritabanıyla iletişimi için hayati öneme sahiptir, bu yüzden dikkatli ve doğru bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

    İlk Giriş ve Temel Ayarların Yapılması

    WordPress kurulumunu tamamladıktan sonra, kullanıcıların ilk adımı admin paneline giriş yapmaktır. WordPress admin paneline erişmek için, tarayıcınıza sitenizin alan adının sonuna “/wp-admin” eklemeniz yeterlidir. Bu sayfada, kurulum esnasında belirlediğiniz kullanıcı adı ve şifreyi girerek oturum açabilirsiniz.

    Admin paneline giriş yaptıktan sonra, ilk iş olarak temel ayarları yapılandırmak önemlidir. Bu ayarlar, sitenizin genel özelliklerini belirleyecek faktörlerdendir. Yukarıdaki menüde “Ayarlar” sekmesine girerek “Genel” bölümünü bulabilirsiniz. Burada, öncelikle site adınızı ve sloganınızı belirlemeniz gerekir. Site adı, sitenizin ana başlığıdır ve ziyaretçilerin dikkatini çekmek amacıyla seçilmelidir. Slogan ise sitenizle ilgili kısa bir tanımlamadır.

    Zaman dilimi ayarları da bu bölümde yer almaktadır. Bu ayar, sitenizin içeriğinin doğru bir şekilde tarih ve saat bilgisi ile sunulmasını sağlar. Zaman diliminizi ayarladıktan sonra, değişiklikleri kaydetmeyi unutmayın. Ayrıca, “Okuma” ayarları sekmesi üzerinden sayfanızın ana sayfasının nasıl görüntüleneceğini de düzenleyebilirsiniz.

    Bu ayarlar, sitenizin kullanılabilirliği ve kullanıcı deneyimi üzerinde belirgin bir etki yaratır. Dolayısıyla, WordPress kurulumu sonrasında bu adımlara dikkat etmek, sitenizin daha profesyonel bir görünüm kazanmasına yardımcı olacaktır. Ayarların düzenlenmesinin ardından, içerik oluşturma sürecine geçiş yapmak için hazır hale geleceksiniz.

    Tema ve Eklentilerin Kurulumu

    WordPress, kullanıcılarına geniş bir tema ve eklenti yelpazesi sunarak site tasarımını ve fonksiyonelliğini geliştirmelerine olanak tanır. Tema kurulumu, site görünümünü ve düzenini özelleştirmenin ilk adımıdır. WordPress kontrol paneline giriş yaptıktan sonra, “Görünüm” sekmesine tıklayarak “Temalar” bölümüne gidin. Burada yeni bir tema eklemek için “Yeni Ekle” butonuna basarak farklı tema seçeneklerini görebilir ve aralarından birini seçerek hemen ekleyebilirsiniz. Temaların yanında, kullanıcı yorumlarına ve değerlendirmelerine göz atarak en çok tercih edilen temaları tercih etmek her zaman faydalı olacaktır.

    Eklentiler, WordPress siteniz için ekstra işlevler ve özellikler sunar. Eklentiler, SEO optimizasyonundan sosyal medya entegrasyonuna kadar birçok alanda destek sağlar. Eklenti kurmak için WordPress yönetim panelinde “Eklentiler” sekmesine tıklayın ve ardından “Yeni Ekle” seçeneğini kullanın. Burada popüler, önerilen ve en çok indirilen eklentiler arasında seçim yapabilirsiniz. Yoast SEO, Contact Form 7 ve WooCommerce gibi eklentiler, özellikle önerilenler arasında yer almaktadır.

    Eklentileri kurduktan sonra, etkinleştirmeyi unutmayın. Eklentiyi yükledikten sonra, kontrol panelinde ilgili eklentinin isminin yanındaki “Etkinleştir” butonuna tıklamak gerekecektir. Eklentiler etkinleştirildiğinde, genellikle ayarlarını yapılandırmak için yeni seçenekler ve menüler ortaya çıkacaktır. Ayarları özelleştirirken, her eklentinin kendi belgeleri ve destek forumları üzerinden yardım almak da önemli bir adımdır.

    Sonuç ve Öneriler

    WordPress kurulumu, kullanıcı dostu yapısı sayesinde birçok kişi tarafından kolaylıkla gerçekleştirilebilmektedir. Ancak, yeni başlayanlar için bazı noktaların göz önünde bulundurulması önemlidir. İlk olarak, hosting seçimi, güvenilirlik ve performans açısından kritik bir rol oynamaktadır. Önerilen hosting sağlayıcıları arasında yüksek kullanıcı yorumlarına sahip olanlar, genellikle daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunar.

    Kurulumun ardından, tema ve eklenti seçimi, sitenizin işlevselliğini belirleyecek temel unsurlar arasında yer alır. Temaların özelleştirilebilirliği ve eklentilerin sağladığı ekstra özellikler, sitenizin kendine özgü olmasına olanak tanır. Bununla birlikte, her eklentinin gerekli olmayabileceğini unutmamak ve performansı etkileyen fazla sayıda eklenti kullanmaktan kaçınmak gerekir.

    WordPress sitenizi oluşturdunuz ve özelleştirdiniz, ancak içerik yönetimi de bir o kadar önemlidir. Yüksek kaliteli içerikler oluşturmak, arama motoru optimizasyonu (SEO) açısından sitenizin görünürlüğünü artıracaktır. Ayrıca, düzenli güncellemeler ile sitenizin güvenliğini sağlamak, herhangi bir siber saldırıya karşı korunmanıza yardımcı olur.

    Yeni başlayanlar için faydalı kaynaklar arasında WordPress’in resmi destek sayfaları, eğitimler ve topluluk forumları yer almaktadır. Bu kaynaklardan yararlanmak, karşılaşılan sorunlara hızlı bir şekilde çözüm bulmayı kolaylaştırır. Son olarak, sabırlı olmak ve öğrenme sürecine aç olmak, WordPress kullanarak başarılı bir web sitesi oluşturmanın anahtarıdır.